Hakkımda

Melodisiz ritmik bir ömür işte bizimkisiHakkımda benim bile bilmediğim o kadar çok şey varki.. Şimdi hakkımda bildiğim onca şeyin arasından hangibirinden söz edeyim..

Hayata tutunmaya çalışan kendi halinde bi adamım kimi zaman; kimi zaman da inadına direnen “Yıkılmadım, ayaktayım ve inat ettiğim sürecede yıkılmayacağım” diyerek kafa tutarım engellerime. Asiyimdir, sakinimdir, etliye sütlüye gerekmediği sürece karışmam, bir ailem var onlarsız yapamayacağım bir de kitaplığım.. Okuduğum her bir kitap tarifsiz lezzet bırakmıştır dimağımda.. İnsan yeri gelir aşık olduğu kadınları bile unutur, ama ben okuduğum kitapları, bana kattıklarını unutmam, unutamam! Ağzına kadar felsefe kitabı doludur sevgili kütüphanem ve tabi 80 dönemi her gencin sahip olduğu o meşhur siyaset kitapları.. Rahmetli Necip Fazıl’ın ayrı bir yeri vardır hem kitaplığımda hem zihnimde ve hem de yüreğimde! Ha birde mühendislik kitaplarım vardır, onlar da çok değerlidir benim için, çünkü mesleğimi bana onlar öğretti; ki ben üniversitede bilgisayar mühendisliği okuyana değin bilgisayar benim için zaman kaybından başka hiçbir halta yaramayan bir zımbırtıydı. Yeni yeni ısınıyoruz yani birbirimize.

İnsanları anlamaya çalışırım hep, kimi zaman başarırım, kimi zaman onları anlamaya çalışırken kendimi anlamsızlaştırırım. Dostlarım vardır, az sayıda, ama benim için çok değerli ve kaybedemeyeceğim kadar da hayatlarımda yere sahiptirler. Herbir dostum benim için ayrı bir parçasıdır hayata tutunmamı sağlayan dallarımın..

James Brown dinlerim çoğu zaman ve Freddie King, Elvis Costello, Blues Brothers.. Hayatı Jazz tadında yaşarım, tempolu ama melodi içermeyen ritimler eşliğinde.. Bir gün gelecek ve susacaktır benim de hayatımın Jazzı, işte o zaman huzur içinde geride bıraktıklarıma bakacağım ve iyiki tüm bunları yaşamışım diyeceğim. O gün gelecek ve ben çocuklarımı bensiz bıraktığım için pişmanlık duymadan kapatacağım gözlerimi..